17 Ağustos 2014 Pazar

"Müstakbel Kebap"







                     İşte karşınızda Türk mutfağının en vazgeçilmez yemeklerinden biri ; Kebap. Eminim herkesin kebap denince aklına gelen bir mekan vardır. Benim yaşadığım bu son deneyimden sonra kebap denildiğinde aklıma gelecek olan tek yer "Müstakbel Kebap" olacaktır. Afyon'da Afium isimli açık hava bir alışveriş merkezinin içinde bulunan Müstakbel Kebap geçerken şans eseri uğrayıp yemeklerinin tadına baktığımız bir yer oldu bizim için. Zengin mönüsü ve uygun fiyatlarıyla Müstakbel Kebap aklınızı alıp başka bir yere götürüyor. Ne yiyeceğinize karar veremiyorsunuz ve inanır mısınız bütün yemeklerin nasıl olduğunu sorun, çalışanları asla asla ve asla surat asmadan, sizi terslemeden hepsini cevaplasın.

                      Öncelikle Afium seyahat yolu üzerinde olan bir alışveriş merkezi olduğu için çok fazla yemek yeri içermemektedir. Belli başlı fast food ve iki üç adet etli yemek yapan restaurantlar bulundurmaktadır. Genellikle yolculuk esnasında durup yemek yenilen bir yer olmasından dolayı her gün gezip gördüğümüz avm'ler kadar da kalabalık değildir. Son iki senedir Afium'a uğramamız fakat Müstakbel Kebapta yemek yememiz ise bizim talihsizliğimiz imiş. Neyse ki bu durumu iki gün önce sona erdirdik.

                    Mönüyü ilk elime aldığımda tok olan karnım acıktı diyebilirim. Restaurantın dizaynı sade fakat şıktı. Normal alışveriş merkezlerindeki yemek yerleri ile aynı dizayn edilmiş fakat ışıklandırılması daha loş yapılmıştı. Yinede oturduğunuzda kendinizi kebapçıda hissettiren o ağır kokulardan yoktu. Masalar yeterince temiz , çalışanların ilgisi çok güzel -ne sürekli başınızda bekleyip sizi sıkacak kadar ilgili ,ne de sizi bağırtıp el hareketleriyle seslenmenize neden olacak kadar ilgisizdiler- üstelik güler yüzlüydüler. Malesef bloga yazacağımı düşünmeden yediklerimizin fotoğrafını çekmedik. Fakat daha sonra restaurantın yetkili bir çalışanı ile konuşup, blogtan ve tanıtımlarını yapmayı önerdiğimiz andan sonra bize iki çay ısmarlayarak mutfaktan son çıkan yemeklerini masamıza getirip , tanıtıp üstüne de blog için fotoğraflarını çekmemi sağladılar.

                  Öncelikle masaya oturup siparişiniz alındığı andan itibaren size hemen ufak bir tabakta tulum kırığı, zeytin ve tereyağı getiriyorlar. Ve tabiki yanında fırından yeni çıkmış çıtır çıtır bir pide. Aperatif olarak atıştırdıktan sonra önünüzdeki beyaz yemek tabakları kalkıyor ve kendilerinin servis usülüyle düz tahta yemek servisiyle yemekleri getiriyorlar ( Ali Nazik hariç. Ali Naziği ufak bir balık şeklindeki tavayla yine tahta üzerinde servis ediyorlar). Benim fotoğrafta sizlere sunduğum yemekler ise , karışık ızgara ve patlıcan kebabı. Malesef tadlarına bakamadığımız için kendi yemeklerimizden yola çıkarak birkaç öneride bulunacağım. Gelen yemeklerin hiç birini yağlı bulmadım. Yemeklerin soslarına kadar herşey ayarında servis edilmişti. Pidelerin ise normal yediğiniz pidelerden farkı vardı. Hamurunda kepek kullanılmış gibiydi ve normal pidenin hamurundan kat be kat lezzetliydi. Masaya gelen suların bile dikkatimi çekmesi ise küçük 33ml olan sulardan değil büyük boy cam şişe sulardan olması sebep olmuştur.


                 Son olarak , kelimelerimin ilk defa bir restaurant karşısında kifayetsiz kaldığını söyleyebilirim. Servisin şıklığından ,yemeklerin lezzetine kadar herşey mükemmeldi. Bizi üzen tek konu ise Müstakbel Kebabın başka bir şehirde şubesinin olmaması idi. Umarız günün birinde daha büyük bir şehirde bu lezzeti tadabiliriz ama yolunuz Afyon'dan geçiyorsa mutlaka uğramadan geçmemelisiniz.

“Shangai Chinese Alacarte Restaurant”





Türkiye’nin yabancı turistler için en gözde mekanlarından birisi olan MARMARİS. Gece hayatı, çarşısı ve restaurantları ile turistlerin gönlünü çalan en güzel tatil beldelerimizden bir tanesi. Gece 00:00’dan sonra dolup taşan barları ise herkesin enerjisini atmaya yetiyor. Yer yer denizinin taşlı olmasından dolayı şikayet ettirsede , Marmaris her yaz kalabalık olmaktan vazgeçmiyor. Peki sakinlik severler için hiç seçenek yok mu derseniz, tabiî ki de var. Marmaris’in gizli bir yerine saklanmış olan Turunç koyu ise iki dağ arasında kalmış ufak bir tatil beldesi. Marmaris’in kalabalığından uzaklaşıp güzel bir tatil geçirmek isteyenler için bu koy çok uygun. Ufak apartların ve iki üç büyük otelin bulunduğu bu koyun denizi de maalesef taş fakat bir o kadar berrak. Turunç koyu Marmaris’in küçültülmüş versiyonu gibi. Çarşısı ,restaurantları ile adeta minyatür bir Marmaris. Denize sıfır şekilde yemek yemek için bir çok seçeneğiniz var. Ben bugün gittiğim ve yemeklerinden çok memnun kaldığım bir Çin Restaurantından bahsedeceğim; “Shangai Chinese Alacarte Restaurant” .

Restaurant maalesef deniz görmüyor. Diğer tüm restaurantlar gibi yine Turunç’ta bir apartın hemen altında bulunuyor. Fakat ufak bir kanaldan gelen deniz suyunun ve teknelerin hemen üstüne kurulmuş bir düzen ile restaurantın köşe masalarına oturanlar ufak botları ve denizi seyredebilme imkanına sahiptir. Restaurantta bulunan ışıklandırma için kullanılan fenerler , restaurantın bir Çin yemeği restaurantı olduğunu belirten tek dekor. Gerek restaurantın dizaynı ,gerekse yemek yerken dinleninen müzikler maalesef ki size Çin restaurantında olduğunuzu hatırlatmıyor. Dizayn açısından bakıldığında normal bir Türk restaurantıyla kıyaslandığında , dekorasyon oldukça şık. Işıklandırmalar, barın üçgen şekli ve tam ortada bulunan konumu, beyaz ve kırmızının uyumu restaurantı çok şık kılmaktadır. Eleştirilecek bir diğer konu ise , restaurantın işletimi. Kötü bir şekilde çalışanlar müşterilerle ilgilenmiyor, siparişler geç geliyor ya da sizi bağırtmak durumunda bırakıyorlar. Yemekler ise eleştirmek için ağzınızı açtırmıyor. Bugün Shangai Chinese de bizim mönümüzde “Fried Chicken, Mixed Vegetabled Noodle, Chicken and Mushroom” vardı. Restaurantın ilk olarak müşterilere olan ikramı ise masamıza ayrı bir lezzet kattı. Adını sorduğumuzda “Köpük Cips” olduğunu söylediler. Beyaz ,kızarmış, “u” şeklinde olan, ortasına barbekü sos ,ballı acı sos (Çinlilerin çok sık yaptığı çokta lezzetli olan bir sosu) ve ketçap ile yenen, ağzınıza attığınız anda ağızda eriyen bu köpük cips ikramı ile restaurantımız yemekleri getirmeden gönlümüzü kazanmıştı. İkinci olarak masamıza gelen Fried Chickenlar çok küçük ve aşırı kızarmıştı. Tabağın küçüklüğü bizi biraz üzdü açıkcası. Üstelik tavuklarda çok ince Julien biçimde doğranmıştı, fakat lezzet olarak o da eleştiriyi asla hak etmiyordu. Üçüncü olarak masamıza Chicken and Mushroom geldi. Tamamen sıvı yağda ızgara olarak pişmiş bu ikilide görünürde hiçbir sos bulunmamaktaydı, fakat tahminimce krema ile lezzet verilmişti. Izgara tavuğun ağızda bıraktığı o kuru tat yoktu.Üstelik mantar suyuda emmemişti. Yani anlayacağınız şefimiz mantarı ve tavuğu ayrı ayrı pişirmiş sadece servis esnasında karıştırmıştı. Son olarak noodle’a geldiğimizde , bildiğiniz üzere noodle artık “at atıştır” yemeği oldu Türkiye’de. Ufak paketlerde soslarıyla birlikte ucuz fiyata satılmaktadır. Bu yüzden dışarıya çıkıldığında insanlar noodlea genellikle makarna gözüyle bakarak yemekten pek yana olmazlar. Fakar özellikle Çin Restaurantında iseniz, yemekten yana olmasanız bile masanızı renklendirmesi ve etrafınızdakilerle tadımlık paylaşmak için ortaya söylemelisiniz. Çünkü noodle makarna değil, ve makarnadan daha farklı bir tat verir. Bizim bugün söylediğimiz noodle tavuklu ve karışık sebzeli idi. Tavuklar ızgara olarak pişmiş sebzeler ise julienden çok iri kıyım olarak doğranmıştı. Soğanlar ve biberler iki parmak kalınlığında kesilmiş ve sıvı yağda pişirilmiş fakat çok fazla yakılmamış azıcık çiğ bırakılarak servis edilmişti. Noodle da aynı sebzeler gibi az pişmiş idi. Türk mutfağının çok pişmeli, çok haşlanmalı düşüncesinden tamamen uzak bir pişirme usulüyle servis edilen Noodle, restaurantın başarılı yemeklerinden biriydi.
Son olarak, yolunuz düşerde Marmarisin Turunç koyunda tatil yapmak isterseniz , Mutlaka Shangai Chinese’de yemek yemeden geçmeyin. Sakin tatilinize , güzel ve yeni bir damak tadıyla muhteşemlikler katabilirsiniz. Üstelik restaurant size romantik bir ortam da sunuyor.